"Mucizem" olarak adlandırdığım birini üzmekten neden imtina etmediğimi anlamış değilim. Bu adam benim çok değerli, onu kaybetmeyi göze alamıyorum, onsuz bir yaşam istemiyorum bile... Bu kadar arabesk düşünceleri bana aşılamış olmasına rağmen, neden kendime söyleyebildiğim gerçekleri ona söylemekten bu kadar acizim? Sanırım hep şu lanet gururum yüzünden...
Aslında ona kızmam gerekiyor, çünkü benden habersiz bana özel olan bir şeyi kurcaladı; yani bloğumu. İnternetin sık kullanılanlarına eklemek belki abukçaydı ama son derece üşengeç ve eringen bir varlık olduğum için her seferinde mail adresimi ve passwordumu girmek istemedim açıkçası. Akşam saatlerinde gelen bir smsle çakozladıysam da durumu, artık herşey için çok geçti.
- Sana birşey diyeceğim ama kızma.
- Buyur.
- Senin iznin olmadan sana ait olan birşeyi okudum.
- Neyi okudun ?!!!
- Evlilikle ilgili olan düşüncelerini...
- Neden okudun ?!!!
- Tamamen tesadüfi bir şekilde gördüm zaten. En başta sana ait olmadığını sandım ama devam ettikçe bu cümleleri senden başka kimsenin kullanamayacağını fark ettim. Ayrıca seni çok iyi tanıyorum ve benden önceki ilişkilerini biliyorum.
- Peki, sonuç ???
- Her hangi bir sonucu yok. Artık ne düşündüğünü daha iyi anlamış oldum. Bana açıkça söyleyemesen de günlüğün seni anlamamda çok yardımcı oldu.
- Ama yanlış anladın.
- Ne gibi? Ben farklı olduğumu sanıyordum. Beni öncekilerle bir tutuyormuşsun. Mukayesede bulunduğum zaman, kendin kızardın 'saçmalama' diye. Neyi yanlış anlamışım?
- Evet, senin de öncekiler gibi olmanı istiyorum ama onlar gibi bitip gitmeni değil...
- Anlamadım?
- Bence gayet iyi anladın :)
- Daha bugün konuşmuştuk seninle bu konuyu ve ben seni her hangi bir şey için zorlamamaya karar verdim.
Ve buna benzer daha bir sürü mesajlar... Şimdi asıl sorunum, yıkılan bu güveni nasıl yeniden tazeleyeceğim? Sanırım bunun bir yolu yok. Galiba bizim ilişkimizde pisi pisine biten aşklar çöplüğündeki yerini almaya hazırlanıyor. Ama bu şekilde bitemez, bitmemeli... Yapabileceğim bir şeyler olmalı, olmak zorunda... Bu gidişe bir dur demeliyim. Aksi takdirde hayatımın aşkı avuçlarımın arasından kayıp gidecek...
böyle birşeyi bende yaşamıştım. erkek arkadaşım günlüğümü okumuştu. sana bir tavsiye; sende onun özel şeylerini bulmaya çalış. tamam kötü bir yol ama gayet etkili..
YanıtlaSiltavsiye için teşekkür ederim. zafere giden her yol mübahtır:) ama sanırım artık gerek kalmadı böyle bişeye. neler düşündüğümü öğrendikten sonra yanımda kalmak isteyeceğini pek sanmıyorum...
YanıtlaSilaslında öğrenmesi iyi olmuş bir bakıma. ne kadar üzüldüyse o kadar da mutlu olmuştur bunları bildiğine. eğer seni gerçekten seviyorsa gitmez yanında kalır, kendini diğerlerinden farklı göstermeye çalışır. hemen kenarı çekilmez öyle.
YanıtlaSilevet gitmedi :) biraz uğraştırdı açıkçası ama gitmedi :) bende dilime ve elime hakim olmayı öğrendim ;)
YanıtlaSil